Lütfi 的个人资料<<<HAYALET>>>照片日志列表更多 工具 帮助

日志


2006/8/20

Şiir Köşem

Merhaba anne,
Yine ben geldim.
Merak etme okuldan çıktım da geldim.
Anneler de babalar gibi merak eder mi bilmiyorum ama
Ali, "Okula gitmezsem annem çok kızar, merak eder."
demişti de onun için söylüyorum.
Geçen hafta öğretmen, sağ elimde sarımsak, sol elimde
soğan dedirte dedirte öğretti sağımı solumu.
Ben biliyorum artık anne, sağım neresi, solum neresi
Ağrıyan yanımın neresi olduğunu.
Şimdi iyi biliyorum anne.
Hani geçen geldiğimde:
Şuram acıyor işte, şuram demiştim de
Bir türlü söyleyememiştim ya acıyan yanımı anne
Bak şimdi söylüyorum. Şuram işte,
Sol yanım çok acıyor anne.
Hem de her gün acıyor anne her gün.

Dün sabah annesi Ayşe'nin saçlarını örmüştü.
Elinden tutup okula getirdi.
Yakası da danteldi.
Zil çalınca öptü, hadi yavrum sınıfa dedi.
Ben de ağladım,
Ağladım hiç de utanmadım.
Öğretmen ne oldu dedi?
Düştüm, dizim çok acıyor dedim.
Yalan söyledim anne.
Dizim acımıyordu ama sol yanım çok acıyordu anne.

Bugün ben de saçım örülsün istedim.
Babam ördü ama onunki gibi olmadı.
Dantel yaka istedim.
Babam; "Ben bilmem ki kızım." dedi.
Bari okula sen götür dedim.
"Kızım, iş..." dedi.
Ben de bana ne dedim, ağladım.
"Kızım, ekmek" dedi babam.
Sustum ama okula giderken yine ağladım anne.
Ha, bi de sol yanım yine çok acıdı anne.

Herkesin çorapları bembeyaz,
benimkiler gri gibi.
Zeynep, "Annem, beyazlara renkli çamaşır
katmadan yıkıyormuş" dedi.
Babam hepsini birlikte yıkıyor.
Babam çamaşır yıkamasını bilmiyor mu anne?
Uffff, babam, her gün domates
peynir koyuyor beslenmeme.
Üzülmesin diye söylemiyorum ama
Arkadaşlarım her gün kurabiye,
börek, pasta getiriyor.
Biliyorum babam pasta yapmasını
bilmez anne.

Hava kararıyor, ben gideyim anne.
Babam bilmiyor kaçıp kaçıp sana geldiğimi.
Duyarsa kızmaz ama çok üzülür biliyorum.
Kim bozuyor toprağını,
Çiçeklerini kim koparıyor?
İzin verme anne,
Ne olur toprağına el sürdürme!
Eve gidince aklıma geliyor bi de
bunun için ağlıyorum anne.
Bak, kavanoz yanımda,
toprağından bir avuç daha alayım.
Biliyor musun anne?
Her gelişimde aldığım topraklarını
Şu kavanozda biriktirdim.
Üzerine de resmini yapıştırıp
başucuma koydum.

Her sabah onu öpüyor kokluyorum.
Kimseye söyleme ama anne
Bazen de konuşuyorum onunla.
Ne yapayım seni çok özlüyorum
anne.
Ha unutmadan,
Öğretmen yarın anneyi anlatan
bir yazı yazacaksınız dedi.
Ben babama yazdıracağım.
Öğretmen anlarsa çok kızar ama
bana ne kızarsa kızsın.
Ben seni hiç görmedim ki neyi,
nasıl anlatacağım anne.

Senin adın geçince sol yanım
acıyor anne.
Hiç bir şey yutamıyorum.
Bazen de dayanamayıp ağlıyorum.
Kağıda da böyle yazamam ya anne.
Ben gidiyorum anne,
Toprağını öpeyim, sen de rüyama gel beni öp.
Mutlaka gel anne,
Sen rüyama gelmeyince
Sol yanımın acısıyla uyanıyorum anne.
Sol yanım acıyor anne.
İşte tam şurası,
Sol yanım çok acıyor anne.
Seni çok özledim anne, çooook...

ÖLME ANNE
Hadi be ihtiyar
Söyleme bana öyle
Yüreğimi dağlıyor sözlerin
Neyim varki senden başka
Ben sensiz neylerim?

Hadibe ihtiyar
Aç gözlerini aç
Işığna hasretim ben
Sevgine muhtaç
Hadi be ihtiyar

Pes etme değil hiç yeri
Sen gidersen kim  sular
Boynu bükük fesleğenleri?
Hadi be ihtiyar dayan
Hem daha yapacaklarımız var
Sende gidersen şimdi

Heba olur yaşam,zaman
Ah be ihtiyar ah aç gözlerini
Yine bak  sevgiyle bana
Hadi anneciğim hadi uyan

BABA …

EVİMİZİN DİREĞİ ALTIN GİBİ YÜREĞİ

EŞEK GİBİ ÇALIŞIR SANKİ SAĞIM İNEĞİ

ONA BİZ BABA DERİZ O GETİRİR BİZ YERİZ

BULAMAYIZ DÜNYADA ONUN GİBİ BİR KERİZ

VARLIK YOKLUK BİLMEYİZ SIRAMIZI VERMEYİZ

SİPARİŞLER GELMEZSE BABAMIZI SEVMEYİZ

HASTA OLDUM DİYEMEZ BİZ DOYMADAN YİYEMEZ

NE MANKAFA VARLIKTIR YENİ BİR ŞEY GİYEMEZ

ETRAFINI SARARIZ KÖPEK GİBİ DALARIZ

DEDİKLERİMİZ OLMAZSA ANAMIZI SALARIZ

 

BU DEVRİ ALEM DÖNÜYOR

MERAK ETME OĞLUM SIRA SANA GELİYOR…

GÜLÜM
SONSUZA UZANAN HAYALİN PEŞİNDEYİM
GECENİN SEYRİNDE,SEHERİN ZEVKİNDEYİM
MEHTABA UYANAN GÖKLERİN FEVKİNDEYİM
ANDIĞIM,YANDIĞIM,KANDIĞIM SENSİN GÜLÜM...

HASRETLE DOLUYUM,HAZANDA MEVSİMLER
HİCRANLAR BİTMİYOR,KÜLLENDİ ALEVLER
VUSLATIM NEREDE,YÜREĞİM AH İNLER
ANDIĞIM,YANDIĞIM,KANDIĞIM SENSİN GÜLÜM...
Beyaz Gülüm
Ayrılığı Yok Etmez Ölüm
Kirpiğine Rüzgar Değse
Baktığın Yere Kan Damlar Gülüm
Baksan Hazırım
Tutsan Uçarım
Öpsen Ölürüm
Yokluğundan Gayrı
Bana Ne Etsin Ölüm
Sana Gelmediğim Gün
Öldüğüm Gündür Gülüm

Göğsüme yaslanıp elimi tutma ,
Sevgilim diyerek sevdalı bakma ,
Razıyım sen benim gibi bağlanma ,
Uzaktan uzağa bir gülsen yeter...

BOSUNA

Sen yoksun.........
Bosuna yagiyor yagmur...
Birlikte islanmayacagiz ki.....

Bosuna bu nehir......
Cirpinip pirpirlanmasi.....
Kiyisinda oturup goremeyecegiz ki...

Uzar uzar gider..
Bosu yorulur yollar..
Birlikte yuruyemiyecegizki..

Ozlemlerde ayriliklar da bosuna
Oyle uzaklardayiz..
Birlikte aglayamayacagiz ki

Seviyorum seni bosuna..
Bosuna yasiyorum
Yasami Bolusemiyecegiz ki ...

Aziz NESiN

 

Hiçbir şehir mekân olmuyor bana

Bir yorgun gezginim aşka düşeli

Sensizlik aklımı kötü ediyor

Sesime ses ver de bul beni

Gül dalında solarsa

Başım kıyamet olur

Bahçelerde kanar sonra

Düşüm düşmanım olur

Hangi sınıra vurduysam kendimi

Rüzgârlarım uçuruma yenildi

Bir ıslak bulut kaldı gözlerimde

Birde ağrısı ağu sevdamın

 

Haydi Sev Beni!

Haydi sev beni, özlemlerle yaşayalım,
Paylaşalım neşemizi ve kederimizi.
Bazen gülelim bazen de ağlayalım,
Ölüm gelmeden de nokta koymayalım.

Haydi sev beni, sevgini tadayım,
Yaz sıcaklığında ve kış ortasında.
Her ne kadar uzaklarda olsan da,
Seni bir an göz ucundan ayırmayayım.

Haydi sev beni, hayaller kuralım,
Dar gelsin bu dünya bize.
Seni fildişi kuleye koyayım,
Bense bir köle, emrine amade..

Haydi sev beni, sana şiirler yazayım,
Haram edeyim geceleri kendime.
Mısralarda dağı dağa kavuşturayım,
Pranga vurayım sevgi sözcüklerine..

Haydi sev beni, özlemlerle yaşayalım,
Paylaşalım neşemizi ve kederimizi.
Bazen gülelim bazen de ağlayalım,
Ölüm gelmeden de nokta koymayalım...

 

ÖLMEK BİLE ÖĞRETMEK

İnsanlarla barışabilmenin yolu kendinle barışık olmaktan geçiyor.En zoru bu;Kendinle barışmak.

YYY

Ve sevmek...

Kendini sevmeyen biri beni nasıl sevebilir?..Kendini sevmeyen biri seni nasıl sevebilir?..

Kendini sevmeyen biri sevmeyi nasıl sevebilir?..

 

Seni alıp uzaklara giden otobüs
Benim üzerimden geçer hışımla
Devrilir, bakakalırım ardından
Bir sel gibi akan gözyaşımda...

Artık ne yapsam boş, teselliler faydasız
Karanlık gitgide en derinlere çeker beni
Çaresiz, bütün sokaklarında bu şehrin
Böyle perişan beklerim dönmeni

Dolaşır birbirine yorgun ayaklarım
Ellerimi koyacak bir yer bulamam
Nereye gitsem, en koyusu acıların
Ne yana baksam, çıldırtan bir akşam

İstemem ben bu ömrü, bu talihi istemem
Böyle durup durup senden ayrılmak varsa
Orada bir mezar kazılır benim için
Ayrılığın nerede başlarsam

SEVDALI...

Bu karanlıkta yıldızlar da olmasa ben ne yapardım?Geceleri kiminle paylaşır,sırlarımı kime anlatırdım?...

Acaba...Acaba o da bakıyor mu şu an yıldızlara?Ve yıldızlar görüyor mu  ikimizi de?...

Bitmeli gece,Bitmeli karanlık.

Ve yorgunluk,uykusuzluk bitmeli.

 

Aç Gözlerini

En sevdiğin elbiseni giydim
Bu gece kokunu sürdüm
Solgun yüzünü okşadım
Sessizce saçlarından öptüm
Yazdığın mektupları okudum
Kana kana su içer gibi
Plaklarını çaldım ah!
En çok o şarkıda özledim seni.

Issızlık kapıyı çaldı, açmaya korktum
gece yarısı
Şehir uykuya daldı, baktım dışarıya
katran karası
Rüzgar telaşla kokunu getirdi bana
aldım koynuma
Buseni hafızamdan koparıp
iliştirdim dudaklarıma
Üşüdüm karanlıkta
Tenine dokundum hissetsin diye
Aç gözlerini

Erguvanlarına su verdim
İçerken benimle konuştular
Yastığını okşadım, kokladım
Anılar uçuştular
Soluğun saçlarımı yaladı sanki yine
bir meltem gibi
Teninin kokusu karıştı kokuma
Yakıştılar

Boğuldum karanlıkta
Yanı başımdasın benden çok
uzaklarda

 

Bir ayak sesi duymayayım
Kapıya koşuyorum
Gelen sen misin diye
Bir siyah saç görmeyeyim
Yüreğim burkuluyor
Ağlamaklı oluyorum
Her şey bana seni hatırlatıyor
Gökyüzüne baksam
Gözlerinin binlercesini görürüm
Bir rüzgar değse yüzüme
Ellerini düşünmeden edemem
Yaktığım bütün sigaraların dumanları sana benzer
Tadı senden gelir
Yediğim yemişlerin
İçtiğim içkilerin
Ve içimdeki bu dayanılmaz sıkıntı
Bu emsalsiz hüzün
Seni beklediğim içindir

Resmine bakamaz oldum
Uykulardan korkuyorum artık
Utanıyorum odamdaki bütün eşyalardan
Şu sedir hala gelip oturmanı bekliyor
Şu ayna karşısında güzelliğini seyretmeni
Şu kadeh dudaklarına değebilmek için duruyor masada

Ve şu saat geldiğin anda
Durabilir sevincinden
Zaman çıldırabilir
Çünkü benim dünyamda
Ölümsüzlük, seni sevmek demektir.

 

GİTTİN...
Birşey söyledin mi giderken ?
"Kal" dememi istedin mi?
Son bir kez "Seni seviyorum"dedin mi?
"Bekle beni döneceğim" diye umut verdin mi ?
Beynim öylesine uğulduyordu ki...
DUYAMADIM...
GİTTİN...
Nereye gittinğin önemli değildi
Binlerce kilometre uzakta olsan da iki metre yakınımda da birşey fark etmiyordu
Artık yoktun
Ve asıl bu düşünce beni felç ediyordu
Kurtulmalıydım senden,bu yokluk duygusundan kurtulmalıydım
KURTULAMADIM...
GİTTİN...
Unutulanların arasına katılmalıydın.
Anıları bir sandığa koyup hayatı yeniden yakalamalıydım
Bu aşk burada noktalanmalıydı
Bu sevdadan vazgeçmeliydim
YAPAMADIM...
GİTTİN...
Bir okyanusun ortasında tek küreği kaybolmuş sandalda dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim şimdi
Bil ki;SEVMEKTEN VAZGEÇMEDİM SENİ
Bil ki;SENİNLE BERABER SEVDANIDA TAŞIYACAĞIM YÜREĞİMDE
Bil ki;SENİ ASLA UNUTMADIM...

 

Biliyorum kızgınsın. Kırgınsın. Söylemek istemediğin
sözler dilinin ucunda. Hani biraz tutmayıp bıraksan kendini
hepsini vuracaksın. Zor duruyorsun. Kibarlığından.
Ya da doğru kelimeleri arıyorsun halâ....
Yok, boşuna arama... Sevginin arkasında bıraktığın
her hece kaybolmuş sayılır... Derin bir kuyuda onlar
şimdi; ulaşılmaz , karanlık , dipsiz... Bırak orda kalsınlar.
Onlar çirkin. Dokunsan; elini, dilini yakarlar.
Canını acıtırlar. Benim de... Yüzünden, gözlerinden,
dudaklarının titremesinden, bilmediğin bir melodiyi
ıslığa dökme çabandan anlıyorum işte; kızgınsın...
Senin olmayanları bırak, kendi kelimelerinle ulaş...
Haydi söyle! Bağır, çağır, haykır ama kızgınlığını
yüreğinde saklama ne olur... Gözlerini kaçırma
Büyütme... Her şeyi hemen şimdi söyle.
Affedeceksen şimdi affet.
Zaman yok!

Doğru değil bu kadar uzak olman. Kendini
uzaklara vurman... Zaman yetmezmiş gibi, bir de araya
mesafeler koyman... Yollar, duraklar doğru değil bilesin...
Boşuna bu kaçısın... Alıp kendini başka yerlere götürmen
yeterli değil. Doğru değil parçalaman. Kabul et bunu.
İçin böyle istemiyor, fark et, anla...
Dokunacaksan şimdi dokun.
Zaman yok!

Ben de bekleyebilirim kırçiçeklerinin,
ıslak çimenler arasından boy atmasını...
Ben de bekleyebilirim ılık lodosların coşturduğu
bulanık denizin, küçük sandalları sahilde bir o yana,
bir bu yana yatırmasını... Ben de... Evet, ben de önce
şiirler söyleyebilirim. Doğru kelimelerin peşinde,
ben de küçük adımlarla dolaşabilirim, ben de...
Evet ben de bulduğum ilk aydınlık günde, ilk serin
geceyi bekleyebilirim sevdiğimi anlatmak için.... Ben de
yüreğimi nadasa bırakıp bir süre, bir başıma
labirentlerinde dolaşabilirim hayatın, ben de...
Ama bunu yapmıyorum. Yaşam, bunun ardından geliyor.
Adımlarım böyle daha sağlam. Buna inanıyorum,
bunu yaşıyorum... Hadi sen de yap bunu.
Seveceksen şimdi sev.
Zaman yok!

 

Yoksun yine varlığım sürünüyor
Sensizliğim bilinmiyor
Sen gittin gideli ellerim hep titriyor
Kalbim bu acıyı saklıyor


Yıllar sonra bile hiç kimseye söyleyemedim
Bu sevdayı kalbime gömdüm ve sen öldün
Şimdi eşim dostum beni hastayım sanıyor
Yastayım hiç kimse bilmiyor


Seni son gördüğüm yerde yıllar sonra
O gün geldi yine aklıma
Bu kez bir elimde kızım içimde fırtına
Göçüp gittiğin o yolda


Sen varmışsın gibi her gece ışığı kapatmadım
Gel gör ki ben hala yokluğuna alışamadım
Şimdi eşim dostum beni hastayım sanıyor
Yastayım hiç kimse bilmiyor


Çok zor o kadar yıl sonra itiraf etmek
Bu aşkı bertaraf etmek
Bu kez sana söyleyecek ne çok şey vardı
İsterdim bak unutmadım demek


Yıllar sonra bile hiç kimseye söyleyemedim
Sen öldün ben bu sevdayı kalbime gömdüm
Şimdi eşim dostum beni hastayım sanıyor
Yastayım hiç kimse bilmiyor

Aşk acısını çeken bilir
Bir ben bilirim
Bi de göz yaşlarım bilir
Sen bilmessin aşk acısını ey sevgili
Sen bilmessin sana olan aşkımı
Sana olan sevgimi
Sen bilmessin
Senin yüzünden a ladı ım geceleri

Aşk acısını ben bilirim ey sevgili
Sen bilmezsin sensizli imi
Sen bilmessin uçurum diplerini
Sen bilmessin gecenin içinde saklanan kalbimi
Ben bilirim sevgili
AŞK ACISINI ÇEKENİ

 

Seni ne çok sevdim ben. Ne çok gözyaşı döktüm senin için. Geceleri sen yatağında meleklerin kanatlarıyla uçarken ben penceremin önünde senin rüyana girmek için dua ederdim. Bir bakışına, bir dudak kıvrımında titreşen gülüşüne ulaşmak için dünyanın bütün çiçeklerini önüne sererdim.

Şiirler, şarkılar, sevgiler içimde tutuşan bir ateş, onun yangınında senin için kül kesildim. Ağır hastalar geceyi zor geçirir. Sabahı bekler kırgın yürekler, hasta umutlar, yalnız ruhlar. Yalnızdı gecelerim. Hastaydı gecelerim. Kan kaybından giden bir yaralı gibi umarsızdı gecelerim. Bir uçurumun kenarına beni taşıyan karabasandı gecelerim. Adına yalnızlık dedim. Sensizlik dedim.. Sen beni bilmedin, beni tanımadın, beni sevmedin.. Bu bir ölümdü, bu bir fermandı .. Bıçak kesmez artık beni, ip asmaz, çeküller yüreğimi taşımaz. Yaşamak mümkün değil, yalnızlık karanlık kapılarıyla üstüme kapandı. Amansız acılar içindeyim.

Ey Sevdiğim.. Ben seni ne çok sevdim. Dünya bildi, bir sen bilmedin. Yalnızlığın diğer adı aşka karşılık almamaktır. Kaçılamayacak kadar yakın, tutulamayacak kadar uzak bir yerdesin.. Benim aşkıma yalnızlık kucak açtı. Senin yokluğuna dokundum, içim yandı. Odamın çıldırtan sessizliğinde sana seslendim. Yankısı döndü dolaştı, senin kapıların bana kapalı. Kendi sesim yine bana ulaştı. Anladım ki beni hiç duymayacaksın.
 

seni sordular bana anlat dediler nasıldır diye,
cevap veremedim,
özelliklerinden bahset dediler?
sustum lal kesildim.
sendeki onu anlat dediler?
o herşeyim dedim.
ondaki seni bilyormusun dediler?
ben karşılıksız sevdim.
neden anlatmıyorsun bize dediler?
aşkım özel dedim.
ben sordum onlara;
hiç sevdinizmi? diye,
hepsi sevdik dediler.
siz anlatın dedim?
teker teker döküldüler,
şimdi nerde diye sordum sevdikleriniz?
yarısı öldü yarısı ayrıldık dediler,
severken nasıl ayrılıyorsunuz dedim?
kaderimiz böyleymiş dediler.
ve hepsi derin bir iç çekti;
hep bir ağızdan dediler ki;
hey aşk kimini güldürürsün kimini ağlatır.
kimine gurursun kimine zorsun.
ama ne olursa olsun gizli olsun sadık olsun bitsede yaşanılanlar anısına durulsun.sevilmek sevmek bir onur onuru beraber paylaşmak gurur.ayrı paylaşabilmekte zordur ama en önemlisi budur...

 

Sensiz ilk 14 şubatım bugün
sen varken bir çocuk gibi sevinen gönlüm
şimdilerde karanlık mekanlarda, yanlızlıga sürgün...

ellerim ceblerimde başım yerde,gezinirim caddelerde
elalem sevgilisiyle beraberken,ben senden ayrı hasretlerde
sende benden ayrı dönüşü olmayan gurbetlerde..

Oy sevdigim oy ,
söz vermiştik hani ayrılmak yoktu
hani acı çektirmek, a latmak yoktu
ne acım bitiyor, ne gözyaşım diniyor
hani bir başına çaresiz bırakmak yoktu....

Ben senden habersiz atmazken bir adım,
sen haber vermeden, sen elveda demeden
apansız ve aniden çekip gittin,
Hiç düşünmedinmi beni
beni canımdan ettin beni sitemkar ettin..

Şimdi kalmadı hayattan beklentim
ben dualarımda bir tek seni dilerdim
Rabbim affetsin beni kıycam bu cana
çünkü birtanem seni çok özledim....

Sevgilim onca gün oldu
daha sensizlige alışamadım
ölünle ölünmez derler ama
ben sensiz yaşayamadım....

 

KIZIM BENİM.

Kızım benim!
Acısı tatlılardan tatlı, sızım benim...
İnan bana!
Sana güzel, cici, yavru meleğim
Daha ne demeli bilmiyorum.
Oysa ki ben, seni senden daha çok seviyorum.
Kısmet olur da bir gün kavuşursa birbirine
Aynı dine iman eden yüreklerimiz
Anlarsın bunu, anarsın.
Cici, benim dudakları,
hayalinden daha körpe kızım.
İçlenme!
Evli olsam da yalnızım...
Ben, anamdan böyle doğmuşum
Aynı menbaadan içmekle kanmıyor dudaklarım.
A benim güzel kuşum...
Bekleyeceğim seni
Girsem bile yüz yaşıma.
Fırtınalı bir gökyüzü olan başıma
Gelip, konacağın güne dek.
Ve... Şayet,
Daha önce çatlarsa sabır taşım
Lacivert bir gece,
Ay, sarhoş olup suya düşünce
Altın yaprakların uçuştuğu bir cenup güzü
Eşelenmiş bir mangal gibi
Pırıl pırılken gökyüzü
Çalarım kapını.
Açmazsan, benimle birlikte kaçmazsan
Çekilen hançerimin boş kalacaktır kını.
Ama sen, arkası al fistanlı
Dağıstanlı bir çerkez kızı gibi
uyar da bana
Atlarsan atıma
Mesele yok.
O dem, bir tanem
Baş koyup dizlerine
Seni davet ederim bir yasak cennetinin
Engin denizlerine...
Uyarak ak köpüklü martıların
deniz çığlıklı sürülerine
açılırız bir tanem,
Bilinmez iklimlerin görünmez sahillerine.
Orada sen,
Her ne istersen bulursun.
Mesela;
Dalında narı
Balında arı,
Körpe dudaklarında
Tadılmamış günahların tadı
Ve sonra

G İ T M E

Gitme!
Figan düşer denizlere sular çekilir
yağmur yağmaz vahalardan kirpiklerime
bir rüzgar hıçkırır tenhada, bir dal kırılır
boynunu büker sabah kervanları, kelebekler ölür.

Gitme!
Bir yıldız küser göğüne, içini çeker bir çocuk
şaşırır yönünü rüzgarlar
bütün pınarların suyu çekilir
solar nazlı çiçekleri kalbimin, üzülürüm.

Gitme!
Öksüz kalır içimdeki imge dağları
saçlarını öpen seher yeli, çoban yıldızı
bir daha turnalar geçmez, bülbüller ötmez
çiçekler açmaz bahçemde ah, gülüm!

Gitme!
Acılara mahkum olur yüreğim
ardında fırtınalar kalır, ayrılıklar, anılar, yanlızlıklar
boynu bükük aşklar, gözü yaşlı şarkılar
alışamam yokluğuna, yokluğun ölüm.

Gitme!
İçimdeki bütün vagonlar devrilir
bir kar yağar istasyonlara, üşürüm.

Gitme!
Kal, menevşeler açsın dağlarda
sevince dönüşsün gökyüzü
iki çığlık arasında bırakma beni ah gülüm
yokluğuna alışamam, yokluğun ölüm.

Gitme!
Bütün ormanlar ateşe verilir
kuşlar da gider, bu kent de
ölürüm.
 

VAZGEÇTİM

Vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni,
Değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez.
Değil mi ki, çiğnenmiş inancın en seçkini,
Değil mi ki, yoksullar mutluluktan habersiz,
Değil mi ki, ayaklar altında insan onuru,
O kızoğlan kız erdem, dağlara kaldırılmış,
Ezilmiş, horgörülmüş el emeği, göz nuru,
Ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş,
Değil mi ki, korkudan dili bağlı sanatın,
Değil mi ki, çılgınlık sahip çıkmış düzene,
Doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın,
Değil mi ki, kötüler kadı olmuş Yemen' e
Vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama,
Seni yalnız komak var ya, o koyuyor adama.

SEVECEKSEM BÖYLE SEVMELİYİM,
KAHROLACAKSAM BÖYLE..
BİR BAŞKASI DEDİĞİNDE DİK OLMALIYIM
YA DA YABANCI BİRİSİ, SENİN İÇİN
İÇİMİN KAN REVANINI GÖRMEMELİSİN.
FIRTINALAR KOPARKEN İÇİMDE,
DUDAKLARIM SÜT LİMAN OLMALI
BİLMEMELİSİN YÜREĞİMİN EZİKLİĞİNİ
SEVGİMİ DARAĞACINA ASARKEN,
ELLERİM TİTREMEMELİ
SEVECEKSEM BÖYLE SEVMELİYİM,
KAYBEDECEKSEM BÖYLE..
GİT DERSEN GİTMELİYİM, YALANDAN DA OLSA
GÖRMEMELİSİN BENİ ARKANDA
HEP KÖŞEBAŞLARINDAN BAKMALIYIM SANA
HER GÜN HAYALİN GEÇMELİ KAPIMIN ÖNÜNDEN
SANA BENZEYENLERİ SEN SANMALIYIM
SEVECEKSEM BÖYLE SEVMELİYİM,
KANACAKSAM BÖYLE..
VEDA EDECEKSEM BÖYLE ETMELİYİM
YANINDA BİR YANINI DA GÖTÜREREK,
SESSİZCE AYRILMALIYIM BU DİYARDAN.
BEN MEÇHULE KARIŞIRKEN,
SEN KIRMIZI BİR GÜL BULMALISIN..(?)
ECEL BAŞUCUMA DAYANIRKEN
KİMSE BİLMEMELİ
SEHER VAKTİ KAPIM ÇALINMALI
SEN UYKUDAYKEN, ALEM UYKUDAYKEN
DÜŞLERİM, ÜMİTLERİM, HEPSİ UYKUDAYKEN..
ÜMİDİMİ İSMİNE GÖMMELİYİM!
GÖZLERİM BOŞLUĞA BAKARKEN,
HAFİFTEN BİR YAĞMUR YAĞMALI
SEVECEKSEM BÖYLE SEVMELİYİM,
ÖLECEKSEM BÖYLE!
 

Biliyor musun?
Düşler dökülür...
Düşler üşüşür...
Düşler doluşur kulaklarıma gülüşlerinden...

Üstüme yağan düşler ile
Başıma üşüşen düşler ile
Ve içime doluşan düşler ile serpilirim ben,
Bahara dokunmuş bir filiz gibi...

Biliyor musun?
Denizler bile düşlerimin rengidir...
Dalgalar, gülüşlerindir yani düşlerimin üzerinde oynaşan!

Biliyor musun?
Düşler saçılır başıma gülüşlerinden...
Ve düşlere savrulur başım
Tırmanıp gülüşlerine...

Dinlenen bir nefes gibi yayılır kumsalıma,
köpüklü dalgaların...
Bunlar; düşlerimin üzerinde oynaşan
Gülüşlerindir ya, hani adına “dalga” denen...

Biliyor musun?
Bütün bu denizler, düşlerimin rengidir
Ve işte sen o yüzden
Kendini seyreder gibi olursun baktığında denizlere.
O yüzden gözlerini lacivert sanırsın...
Saçlarını mavi...
Hatta canını, camgöbeği...
Canının göbeği bunun için köpürür düşlerimin ortasında!

Biliyor musun?
Düşler üşüşür başıma gülüşlerinden.
Masmavi düşler...
Ve buseleri çağıran dişler gibi sıralı düşler...

OĞLUMA ÖZLEM

Yeni bir güne uyanıyorsun yine oğlum
Yine senden uzakta,
Yine hasretine vurgun bakıyorum doğan güne
Bir oyuncak gönderdim sana oğlum
İçinde beni,
Sevgimi,
Hasretimi bul diye.

Büyüyorsun her geçen gün oğlum,
Sevgiyi öğreniyorsun,
Babana sarılıp, onu sevemeden
Küçücük yüreğin hasreti öğrendi,
Özlemeyi öğrendi henüz sevgiyi tanımadan.

Bağışla beni oğlum
Bagışla sana olan uzaklığımı
Yaşam zor oğlum
Yetmiyor bazen istemeler
Yetmiyor bazen "gel babacığım bana" demeler.

Sesin kulaklarımda...
Titrek, özlem kokan sesin yüreğimde
Hayalin gözlerimde.
Severim seni hayalinle,
Severim seni yüreğime vuran sesinle.

Duyarım "babam beni çok sever" demelerini,
İşitirim "babam ne istersem alır bana" demelerini,
Hissederim özlemini, hasretini
Bilirim, "baba" diyen,
Babasına sarılan çocuklara olan kırık bakışını.

Gönderdiğim oyuncağa sarılıp,
Okşarmışsın beni sever,
Bana sarılır gibi…
Babam gönderdi diye
Gösterirmişsin herkese gururla.

Severim ben seni oğlum...
O seven yüreğin, en büyük hazinesidir babacığının.
Özlerim seni oğlum,
Özlemini haykırdığın sesin,
En güzel melodidir babacığının dinlediği.

Hasretim sana oğlum.
Ayrılığın kor bir ateş yüreğimde.
Yaşarım ben yinede; seni ve sevgini,
Severim ben seni; elma yanaklı, güzel oğlum.

Benzemez hiç bir şeye bu sevgi
Ne şiir yeter anlatmaya,
Ne yürek yeter bunu sığdırmaya.
Aydınlatır, babacığının yüreğini
Yaşam bağışlar,
Umut verir babacığına oğlum senin sevgin.

Yüreğimde taşırım ben seni oğlum,
Varlığın, yaşamın bana en büyük hediyesidir oğlum.
Sevginle yaşarım ben oğlum.
Geliyorum oğlum,
Geliyorum sana.
Geliyorum bütün sevgimi akıtmaya
O, küçücük yürekciğine…

 

 

Bugün ayrılığın

İlk günü

Daha şimdiden

Seni çok özledim

Gönül çekmeyince

Anlamıyor

Ne yazık sonunu

Göremedim

Ben hangi savaştan

Galip çıktım ki

Ben birkaç anıyla

Mutlu olamam ki

Yaşamayan nasıl bilsin

Alt tarafı aşk desin

Allah kimseye

Vermesin

Aşk acısını

 

Ölesiye sevmiştim seni

Kalbimin kızı

Ne çare kopardılar

Gönül bağlarımızı

Maziye gömülse de

İçimizdeki sızı

Bu şarkı yaşatacak

Ölmeyen aşkımızı

Yüzünü görmeden

Geçse de uzun yıllar

Yine de seni seveceğim

Ölene kadar

Maziye gömülse de

İçimizdeki sızı

Bu şarkı yaşatacak

Ölmeyen aşkımızı

 

ARTIK SEVEMIYORUM

O baslamisti seni seviyorum diye
Bende sevmistim lesiye
Gezip, dolasir, konusur kene
Bende kanmisim onun her szne.
Nerden bilirdim sonunun byle gelecegini
Bir anda beni terkede bilecegini
O mavi gzlerin yalan syleyebilecegini
Bir anda dnyami yakabilecegini
Bilmen simdi baskasini severmi
Onuda sonunda benim gibi edermi
Yalniz sunu biliyorum
Tek onu sevdim baskasini sevemiyorum.

Yağmur olup bulutlarla gelipte
Irmak olur gözlerinden akarım.
Umut işte;kim dönmüş ki gidipte
Sen hiç dönme,ben yollara bakarım.

Maviden,yeşilden,mordan,karadan
Rengini sevdaya vermiş yaradan
Al dağları, al yolları aradan
Yıkılası dünya, seni yıkarım.

Aşkın can evimde, gerek yok söze
Ateşin az gelir bendeki köze
Bakarsa gözlerim bir başka göze
Yakarım kendimi inan yakarım

Bir yanda acılar, zulüm bir yanda
Bir yanda sen varsın, ölüm bir yanda
Son kurşunu düşünmeden bir anda
Sıkarım alnıma, inan sıkarım..

 

Ey yar ne çok zaman olmuş elime kalem almayalı.
Sana şöyle yüreğimden gelen kelimelerle yazılar yazmayalı.
Nicedir seni hep yüreğimde yaşıyorum,
yüreğimde taşıyorum.
Seni ne çok sevdiğimi
her geçen gün daha çok daha derinden anlıyorum.
Yüreğimin sen diye attığını duyuyorum,
gözlerimin birtek seni gördüğünü biliyorum,
her insan sesinde seni duyuyor kulaklarım
ve her adımım sana gelme çabamdır ey yar!

Ey yar senin melek olduğunu biliyorum artık
Bir tek melekler bu kadar saflar
Birtek onlar bu kadar yakın olurlar insanlara
Hayır melek değilim dediğini duyar gibiyim
Nasıl olmazsın söyle bana
Tüm acıları yaşarken senin sevgini düşünmek
Ve acılarının hafiflediğini hissetmek
Bu senin melek saflığındaki yüreğin değilmi Ey Yar!

Ey yar seni ne çok sevdiğimi biliyorum
Beni ne çok sevdiğini hissediyorum
Belki bir gün son bulacaktır bu aşk
Ama kendi adıma söylüyorum meleğim
Asla vazgeçmiyorum seni sevmekten
her yeni güne
Bugün dahada çok seviyorum meleğimi diyerek başlamaktan
Asla vazgeçmiyorum...
Umarım sende vazgeçmezsin benden
Bunu istiyorum yürekten...
 

 

Yağmur biter ben başlarım

Sensizliğe ağlamaya

Aşkımız bitmiş şaşkınım

Bu nedensiz ayrılığa

Islandı hayallerim

İhanet sularında

Kurudu sevgilerim

Yalnızlığın sıcaklığında

Aradan yıllar geçse

Unutamam seni ben

Yalnızlık bizi seçse

Geçmem ben sevgimden

Seni benden alamazlar

İnan benim canım sensin

Gidemezsin!

Nasıl sevdim bilemezsin

Gözlerime bakta inan

Senin için kimmiş yanan

Belki bir gün benden sana

Gelecekler hep yalana

Ayıramaz kimse bizi

Nasıl sevdim bilemezsin

评论

请稍候...
很抱歉,您输入的评论太长。请缩短您的评论。
您没有输入任何内容,请重试。
很抱歉,我们当前无法添加您的评论。请稍后重试。
若要添加评论,需要您的家长授予您相应权限。请求权限
您的家长禁用了评论功能。
很抱歉,我们当前无法删除您的评论。请稍后重试。
您已超过了一天之内允许提供的评论数上限。请在 24 小时后重试。
因为我们的系统表明您可能在向其他用户提供垃圾评论,您的帐户已禁用了评论功能。如果您认为我们错误地禁用了您的帐户,请联系 Windows Live 支持部门
完成下面的安全检查,您提供评论的过程才能完成。
您在安全检查中键入的字符必须与图片或音频中的字符一致。
MenevşeLüt​fi 在此页禁用了评论功能。

引用通告

此日志的引用通告 URL 是:
http://hayaletmenevse.spaces.live.com/blog/cns!AAA3A1915676E03D!877.trak
引用此项的网络日志